‘pro-oksidan’ olarak etiketlenmiş yazılar

Antioksidan Besinlerin Az Yenmesi

Perşembe, 12 Kasım 2009

Doğru tip yağ yenmesi, sağlıklı hücre zarlarına sahip olmanın sadece birinci gerekliliğidir. Ayni derecede önemli olan bir başka konu da, yeterli seviyede antioksidan almaktır. İnsan vücudundaki hücre zarları sürekli olarak serbest radikallerin ve pro-oksidanların saldırısı altındadır. Serbest radikal, yüksek derecede reaktif çiftleşmemiş bir elektron içeren bir moleküldür; pro-oksidan ise, oksidatif hasara yol açan bir moleküldür. Bu oldukça reaktif moleküller hücre zarlarına bağlanıp zarları ve diğer hücre bileşenlerini yok edebilirler.

Demirin oksitlenip paslanmasına ya da ikiye bölündüğünde elmanın kahverengileşmesine benzer şekilde, vücudumuzdaki hücreler de oksitlenmenin getirdiği ya da serbest radikallerin oluşturduğu hasardan etkilenirler.
Serbest radikaller bize her yönden saldırmaktadırlar. Bazıları çevremizden, kimyasalların ya da sigara dumanının yol açtığı kirlenmeden gelirken, bazıları da kızartma ile yağların bozulması ya da işlenmiş ederdeki nitrat yoluyla yiyeceklerden gelir. Fakat serbest radikallerin çoğu, enerji üretimi, de-toksifikasyon reaksiyonları ve bağışıklık savunma mekanizmaları gibi normal metabolik süreçlerden meydana gelir.

Serbest radikaller hücre zarlarına ciddi biçimde zarar verirler; zarlarda büyük delikler açarak hücreyi riske sokarlar. Bir serbest radikal ayrıca DNA’mız da dahil olmak üzere diğer hücre bileşenlerine da zarar verebilir.
Kümülatif serbest radikal hasan, hücrelerin yaşlanmasına yol açar ve tip 2 diyabetle birlikte, kalp hastalığı, kanser, arterit, maküler dejenerasyon ve katarakt gibi diğer kronik dejeneratif hastalıklara da neden olabilir.


Çin konuşlu fabrikasında Lida turunç filizleri ile üretilmektedir.