‘Beslenme tarzı’ olarak etiketlenmiş yazılar

Lida ve Sağlıklı Besinler

Salı, 15 Kasım 2011

Lida kapsüllerini kullanarak incelmeniz mümkündür. Sahte lida haplarına dikkat ederek kilo vermeye başlamalısınız. Sağlığınıziçin mutlaka denemelisiniz. Yemeğin adı, porsiyon sayısı, porsiyon ölçüsü ve pişirme araç ve gereçleri yemeğin içine konan besinlerin ve lezzet vericilerin türleri ve miktarları. Hazırlama ve pişirme işlemleridir. Pişecek yemeğin, kaç kişilik veya porsiyonluk olacağı bilinmelidir. Birçok yemek tarifesi, ev koşullarına göre dört veya altı porsiyonluk olarak verilmektedir.

İstediğiniz hedefe kısa sürede ulaşabilmek için mutlaka lida kullanmalısınız.  Bu tarifeleri büyültmek için önce yemeğin içine konan besinlerin miktarları iki katına çıkarılıp denenir. Yemeğe konan besinlerin miktarları arttıkça, tarifenin yapılış şeklinde de değişiklik yapmak gerekebilir. Buna göre düzeltme yapılıp tekrar denenir. Denemeler iyi sonuç alınıncaya kadar sürdürülür. Yemek tarifesinde bir porsiyonun ölçüsü gösterilmelidir.

Sağlığınıza zarar verebilecek fazla kiloların olumsuz etkilerine lida zayıflama hapları yardımcı olacaktır. Kilo vermeyi lida zayıflama kapsülleri sayesind ebaşaracaksınız. Forma girmek ve sağlıklı bir vücut için öncelikle yapmanız gereken dengeli beslenmektir.

Porsiyon ölçüsü, yerine göre adet, standart büyüklükte kepçe veya kaşıkla gösterildiği gibi genişlik, uzunluk ve derinliği belli dilimler olarak da gösterilebilir. Yemek tarifelerinde yemeğin pişeceği gerecin de gösterilmesi gerekir. Yemeğin yanlış kapta pişirilmesi kalitesini etkileyebilir.

Yemeğin içine konan besinlerin ve lezzet vericilerin oranı yemeğin kalitesini etkiler. Yemeğin içine konan besinlerin ve lezzet vericilerin oranı, bireylerin ve toplumların beslenme alışkanlıklarına göre değişebilir. Bizim ülkemizdeki yemek pişirme özellikleri dikkate alınarak, değişik yemek gruplarının içine konan öğelerin miktarları gösterilmiştir. Bu tablodan yararlanarak, değişik porsiyon sayısına göre yemek tarifesi yazılabilir. Hazırlanan tarife denenerek gereken değişiklik yapıldıktan sonra, standart tarife olarak kullanılır.

Lida Diyetlerinde Lif Tüketimi

Çarşamba, 19 Ekim 2011

Bugünün hızlı hayat tarzlarıyla, birçok profesyonel de dâhil birçok insanın bunu yapmaları gerekse bile beslenmeye zamanları yoktur,Lida diyetlerinde lif tüketimi yoksa zaman ayırmazlar mı demeliyiz. Beslenmeye gerekli önemin verilmemesi kiloları beraberinde getireceği için lida kapsül kullanımı şarttır. Kilo vermek için ve formda kalmak için yapılan sağlıklı diyetlerle lida hapı ayrı bir öneme sahiptir. Genellikle birçok anahtar besin maddesinin yeterli konsantrasyonlarından yoksun olan hazır yemeklerin ve fastfood’un her zaman her yerde hazır ve nazır oluşunun bu insanların yaşadığı uç besin eksikliklerinde payı vardır.

Tipik Batı beslenme tarzı, uzmanların iddia ettiğine göre, şekerden, rafine yiyeceklerden, tuzlardan ve yağlardan oldukça zengin, liflerdense fakirdir. Bu sebeple bu diyetlerde lida kullanımına daha fazla ihtiyaç duyulmaktadır. Bu nedenle kilo almaya gayet elverişli bir ortam sunar. Ama endişelenmeyin lida yosun zayıflama kapsülü yanınızda.

Lida sayesinde ne yerseniz yiyin kilo verebileceksiniz. Son çalışmalardan biri tek bir öğün fastfood’un, öğündeki toplam kalorinin yüzde ellisine tekabül eden 50 grama ya da 10 çay kaşığına varan yağ bulundurduğunu gösterdi. Aynı öğün tuz miktarının yarısından fazlasını ama günlük lif miktarının yüzde 15’inden azını karşılamaktadır.

Başka çalışmalar normal Batı beslenme tarzıyla beslenen insanların bile, muhtemelen Batıda birçok yiyeceğin ileri derecede işlenmiş olması sebebiyle tavsiye edilen miktarda lif tüketmediğini göstermiştir. Gözlemlenen Amerikalıların yüzde seksen beşi tavsiye edilen günlük meyve ve sebze porsiyonlarından daha az meyve ve sebze tüketiyor ve % 3’ü bu ürünleri hiç tüketmiyor.

Temel olarak peynir, kraker, soda, kurabiye, çikolata ve sudan oluşan abur cuburla beslenen, bu sürede meyve sebze ve bunun gibi şeylerden yemeyen bir öğrenci, sonunda C vitamini eksikliğinin sebep olduğu bir hastalık olan iskorbüte yakalandı. Bu işlenmiş gıdaların hazırda bulunması sebebiyle, birçok insan normal miktarda lif ve daha yüksek konsantrasyonda besin içeren daha sağlıklı yiyecekler yemek yerine bu işlenmiş yiyeceklerden yeme “seçimini” yapar.

Yemek Kültürünüzü Lida ile Değiştirin

Cuma, 19 Ağustos 2011

Yemek kültürünüzü Lida ile değiştirinGerçek gıda diyerek tam olarak ne demek istediğimi merak ediyor olabilirsiniz. Gerçek gıda nedir? Bu gıdalar lida ile desteklenen diyetlerde kullanılmalıdır. Biz Amerikalılar da sanal yiyecekler yemeyiz, orası kesin. Peki Fransızların beslenme tarzını Amerikan beslenme tarzından daha “gerçek” yapan ne? Amerikan tarzı beslenmede obezite riski daha fazladır ve lida zayıflama hapı ile önlem alınmalıdır. Geleneksel Fransız beslenme tarzı her zaman taze, besin değeri yüksek ve çok az işlemden geçmiş yiyecekler üzerine kuruludur. Tam gıdalardan oluşan bir beslenme tarzıdır. Geleneksel olarak Fransızlar her gün pazara uğrayarak taze sebze, meyve, balık, et ve süt ürünleri satın alır. Yerel çiftçilerin, insan yapımı ürünlerle zenginleştirilip kimyasal gübre kullanılan topraldarda değil, doğal olarak zengin besin öğeleri içeren topraklarda yetiştirdikleri yiyecekleri yerler, binlerce kilometre öteden kamyon, gemi ya da uçakla getirilenleri değil.

Tarihsel olarak Fransızlar atıştırmalık, abur cubur ya da fast food yemez. Bu şekilde beslenmek lida diyetlerinde size avantaj sağlar. Zeytinyağı ve kabuklu yemişlerden sağlıklı tekli doymamış yağlar, balıktan omega 3 ve peynirden de az miktarda doymuş yağ alırlar. Gene de ortalama bir Amerikalıya göre çok daha fazla sebze yerler; bunlar da fitobesinler açısından zengindir. Amerikalılara göre daha fazla bakliyat ve taze mevve tüketirler. Ayrıca yedikleri yiyeceklerin etiketlerinde yer alan malzeme listesiyle de uğraşmak zorunda değildirler, çünkü etiketlenmesi gereken fazla yiyecek yemezler. Eğer lezzetli yemeklere karşı koyamıyorsanız doğal iştah kesici lida kapsül ile kendinize dur diyebilirsiniz.

Birkaç nesil önce ABD’deki yeme kültürü buna çok benziyordu. Büyükannemin beslenmeyle ilgili öğüdü basit ve güçlüydü: “Taze al, taze ye.” Ben de aynı duyarlılığı kendimce geliştirdim: “Eğer üzerinde gıda etiketi varsa, yeme.” Her şeyden önce doğada yetişen kaç tane gıda etiketi görüyorsunuz? En son ne zaman üzerinde barkodu olan bir şeftali aldınız.

Sağlık İçin Lida ve Zayıflık

Cuma, 22 Nisan 2011

Sağlığı iyileştirmenin daha fazla et, süt ve yumurta tüketmekle mümkün olduğu görüşünü takıp ediyordum.Sağlığı iyileştirmenin en iyi yollarından birisi kilo vermektir.Kilo verme sürecini Lida ile destekleyecek olursanız sizin için kilo vermek çok kolay bir iş haline gelecektir.Çiftlik hayatımın açık bir devamı gibiydi ve Amerikan beslenme tarzının dünyadaki en iyisi olduğuna yürekten inanıyordum. Tüm bu yıllar boyunca, tekrarlayan bir temayla karşılaştım: Güya yararlı yiyecekleri yiyorduk, özellikle bol miktarda yüksek kalitede hayvansal protein alıyorduk.Kariyerimin ilk yıllarının çoğu şimdiye kadar keşfedilen en zehirli kimyasallardan olan, diyoksin ve aflatoksınle çalışarak geçti. İlk başta MIT’de çalıştım, orada tavuk yemiyle ilgili bir muammaya atıldım. Yılda milyonlarca tavuk, yemlerindeki bilinmeyen zehirli bir kimyasal nedeniyle ölüyordu ve benim görevim de bu kimyasalın yapısını tecrit etmek ve tanımlamaktı. İki buçuk yıl sonra, bugüne kadar bulunan muhtemelen en zehirli kimyasal olan diyoksinin keşfedilmesine yardım ettim. Bu kimyasal o zamandan bu yana dünya çapında ilgi görmüştür, çünkü daha sonra Vietnam Savaşı’nda ormanları kurutmak için kullanılan herbisit 2,4,5T veya Agent Orange’ın bir parçasıydı.MİT’ten ayrıldıktan ve Virgina Tech’e geçtikten sonra, Filipinlerde kötü beslenen çocuklarla ilgili ülke çapında bir projeye teknik yardım koordine etmeye başladım. Projenin bir kısmı, genelde bir yetişkin hastalığı olan, alışılmadık biçimde Filipinli çocuklarda çok görülen karaciğer kanserinin incelenmesine dönüştü. Mısır ve fıstıkta bulunan bir küf toksini olan aflatoksinin çok miktarda tüketiminin buna neden olduğu düşünülüyordu.Bu toksinleri içeren gıdalar Lida diyetlerinde tüketilmemelidir.

Aflatoksin bugüne kadar keşfedilen en güçlü kanserojen maddelerden biri olarak tanımlanmıştır. On yıl boyunca Filipinler’deki öncelikli amacımız, ABD Uluslararası Gelişme Daire’sinin finanse ettiği bir proje olan, yoksul insanların çocuklarının kötü beslenmesini iyileştirmekti. Sonuç olarak, ülkede yaklaşık 110 beslenme “kendine yardım” eğitim merkezi kurduk.Filipinler’deki bu çabaların amacı basitti: Çocukların mümkün olduğunca çok protein almasını sağlamak. Dünyada çocukların kötü beslenmesinin çoğunluğunun, özellikle hayvansal kaynaklı besinlerden elde edilen protein eksikliğinden kaynaklandığı geniş kabul görüyordu. Dünyadaki üniversiteler ve hükümetler gelişmekte olan dünyada algıladıkları “protein boşluğunu” doldurmaya çalışıyorlardı.Protein boşluğunu doldurmak Lida kilo verme programlarında atlanmaması gereken önemli bir noktadır.

Beslenme Tarzı ve Zayıflama

Cumartesi, 25 Eylül 2010

Üç hafta sonra, hafta sonu için yine eve geldim. Öğleden önce, kır saçlı Dr. Mucize ikinci ev ziyaretini yaptı. Öğle yemeğine de kaldı. Daha sonra, ağzıma attığım her lokmayı tasasızca kaydettiğim günlüğümü gözden geçirip derhal, her nasılsa benim göremediğim ama onun için son derece açık olan bir portre çıkardı. Okulla, kiraladığım dairenin yer aldığı Yedinci Bölge arasında en aşağı 16 pastane vardı. Yemeklerim, farkına varmadan, hamur işlerinden oluşmaya başlamıştı. Paris’te yaşadığımdan ailemin bunu bilmesine imkân yoktu. Eve geldiğimde doğal olarak, en sevdiğim yemekleri pişiren annem, kendi çatısının altında bile gizli gizil tatlı yediğimden habersizdi. Sonra Lida yorumları ‘nı okuyunca fark ettim ki kilolarından müzdarip çoğu kişi benim gibi besleniyormuş.

Paris’te çeşit çeşit muhteşem hamur işlerini gövdeye indiriyordum. Sabahları kruvasan, pain au chocolat (çikolatalı ekmek), chouquette (tatlı puf böreği) ya da tarte au sucre (şekerli tart) yiyordum. Öğle yemeğinden önce meşhur ekmek fırını Poîlane’e uğrayıp pain aux raisins (üzümlü ekmek), tarte auxpommes (elmalı tart) ya dapetit sables (küçük çörek) alıyordum. Sonraki durak olarak bir cafeye girip her yerde bulunan jambonlu tereyağlı bagetle Poîlane’den kalan hamur işini kahveyle birlikte yiyordum. Akşam yemeğinde daima bir ekler pasta, Paris Brest (kremalı bademli çörek), religieuse (eklerden yapılan bir tatlı) ya da milföy gibi kaymaklı, tereyağlı bir tatlı oluyor, bazen de akşam yemeği sadece bunlardan oluşuyordu. Bazen akşamüstü atıştırmak için bir palmier (kocaman, üstü şekerle kaplı bir kurabiye) aldığım da oluyordu. Öğrenci olarak, hep hazır yiyeceklerle besleniyordum. Yeşillik yüzü gördüğüm yoktu, günlük meyve ihtiyacımı ise meyveli tartlardan karşılıyordum. Bu dengesiz beslenme tarzını, hiç düşünmeden ve müthiş bir gönül rahatlığıyla sürdürüyordum tabii, dış görünüşüm hariç. Bazı arkadaşlarım Orjinal lida kullanıyordu ve onların bu tarz besinlere karşı iştahı zamanla azalmıştı.

Bunun, sokakları dayanılmaz pastanelerle dolu olmayan Amerika’da edindiğim bir beslenme tarzı olmadığı çok açık (ama o zaman da şimdi olduğu gibi, sıcak damla çikolatalı kurabiye standları, dondurmacılar ve insana hayretten küçük dilini yutturacak çeşitlilikte süpermarket tatlıları konusunda hiçbir sıkıntı yoktu). Ama beni yoldan çıkartıp Paris’teki nefis mayın tarlasına sokan şeyin Amerika’da edindiğim beslenme tarzı olduğunu sonradan öğrenecektim. Amerika’da, ayakta yemek, kendi yemeğimi hazırlamamak, diğer çocuklar gibi ne bulursam onu yemek (Fransızların dediği gibi n’importe quoi ne olduğu önemli değil) gibi bazı alışkanlıklar edinmiştim. Brovniler ve beygıllar özellikle tehlike arz ediyordu; geldi


Çin konuşlu fabrikasında Lida turunç filizleri ile üretilmektedir.