Egzersiz Yapıyorum Ama Zayıflayamıyorum Diyenler İçin

Sürekli olarak kilo alamamaktan ya da tersine kilo verememekten şikayetçi olan bireyler vardır. Belki bizlerde onlardanız. Böyle bireylere sorulduğunda alınan cevap genelde kilo alma ya da verme uğruna bir çok diyet programının denendiği, hatta spor ve egzersiz de yapıldığı ancak bunların hiç birinin etkili olmadığı şeklindedir. Bu tür bir izlenime kapılmak zaten mücadelenin başından kaybedildiğini ve kişinin de son derece bilinçsiz olduğunu gösterir.

Çoğu insanın yaptığı kilo almak, vermek ya da bunu korumaktır. Bu da yanlıştır. Dikkat edilecek olursa bu tür kişiler sürekli kilo almak, vermek ya da kiloyu korumaktan bahsederler. Bütün ilgileri ve psikolojileri buna kilitlenmiştir. Ama bu bireylerden sohbetler sırasında asla sağlıklı kilo istiyorum ya da sağlıklı olmak için uğraşıyorum lafını asla duymayız. Sadece kilo veremedim, gene kilo alamadım ya da kilom sürekli değişiyor şeklinde şikayet etme ve çaresini arama çabaları.

Spor ve egzersiz yaptığım halde işe yaramadı ya da yaramıyor diyen bir bireyi düşünün. Bu insana önce şunun sorulması lazım. Öncelikle ne kadar süre spor ve egzersiz yaptın? Alınacak cevap büyük bir ihtimalle aylarca ya da bilemediniz yıllarcadır. Yani 35 yaşındaki bir birey çok uzun süre spor yaptım.

Tam beş yıl boyunca dediği zaman işin ne kadar ciddiyetten uzak olduğu anlaşılır. Zira bu birey gençliğinin 10 yılını spordan uzak geçirmiştir. Spor yaptığı 5 yılı dikkate alırken, yapmadığı 10 yılı hesaba katmayarak sonucu spora yıkmaktadır. Onun etkisiz olduğundan bahsetmektedir. Zira çoğumuz için yorgunluğun verdiği etki ile yaptığımız sporu hep abartır çok fazla hissederiz. Spor ve egzersizin hayatın doğum, ölüm, uyuma, çalışma gibi doğal ve zorunlu bir parçası olduğunu hep göz ardı ederiz. Zira toplum olarak, biraz da bize verilen eğitim eksikliği ile sporu hayatın zorunlu bir parçası olarak kanıksamamış bir milletin torunlarıyızdır. Bizler için spor ve egzersiz televizyonda maç seyretmek, statlara giderek futbolcu ve hakemlere küfrederek ağız kaslarını geliştirip ahlakı bozmak, evde maç seyretmek, atlı yarışlarda ata oynamak, çocukları bale kursuna yazdırmak, basketbol maçı seyretmektir. Daha bunun örnekleri çoğaltılabilir.

Kısaca seyretmek, desteklemek, iddiaya girmek, Sporla ilgimiz bu kadar. Bayan bireylere gelince ayağına lastik ayakkabıyı, üstüne spor kıyafetini geçirip koşu pistinin yolunu tutan bir elin parmakları kadardır. Bu sayının artmakta olduğu, eskisi gibi olmadığı iddia edilse de yetmiş milyon nüfusa ait koşu pistlerinin durumu meydandadır.

Yorum Yapın


Çin konuşlu fabrikasında Lida turunç filizleri ile üretilmektedir.