Mayıs 2011 için Arşiv

Vitamin Takviyeleri ve Lida

Cuma, 27 Mayıs 2011

Vitaminler normal metabolik fonksiyonların ve hematopoiesisin devamlılığı için gerekli besleyicilerdir. Memelilerde hücreler tarafından sentezlenemezler.Bu sebeple sürekli olarak Lida kullanımı gerekir. Enzim tepkimelerinde yardımcı faktör işlevi görürler. Suda eriyen vitaminler karbonhidrat protein ve yağın doku ve enerjiye dönüştürülmesinde çok önemli bir göreve sahiptir. Thiamin (Bx) karbonhidrat metabolizmasında koenzim görevi görür. Riboflavin (B2) doku oksitlenmelerinin kullanılabilir enerjiye dönüşümü ile bağlantılı elektron geçişindeki koenzimdir. Niasin (B3) doku solunumundaki oksitlenme azaltma tepkimelerindeki koenzim olarak çalışır. Pantotenik asit birçok metabolik asetilasyon tepkimelerde koenzim işlevini görür. Folik asit ve kobalamin (B12) metabolik olarak birbiriyle bağlantılıdır. Nükleik asit sentezi ve kırmızı kan hücrelerinin normal gelişiminde önemli bir role sahiptirler.Normal gelişim sürecini hızlandırmak için Lida zayıflama kapsülü ideal bir yol olacaktır.Ascorbic asit (C) hücre solunumu açısından çok önemlidir, hem karbonhidrat hem de aminoasit metabolizmasında görev alır, kolajen formasyonu ve doku onarımı için hayati önem taşır.

  • Suda Eriyen Vitaminler
  • Thiamin (Bx)
  • Riboflavin (B2)
  • Niasin (B3)
  • Pantotenik asit (B5)
  • Pridoksin (B6)
  • Biotin (B7)
  • Kobalamin (B12)
  • Folik asit
  • Askorbik asid (C)
  • Yağda Çözünen Vitaminler
  • A, D, E, K vitaminleri

Suda eriyen vitaminler (B kompleks ve C) vücut tarafından ciddi anlamda depo edilmezler,fazlası idrarla atılır.Diyetle beraber bunu düzenli olarak yenilemek ve gerekli doku seviyesini korumak için başka yollara başvurmak gerekmektedir.Ayrıca vücuda alınır alınmaz hızlı bir şekilde tüketilmelidir. Yağda çözünebilir vitaminler (A, D, E, K) vücut tarafından daha iyi bir şekilde depo edilir. Eğer vücuttan atımı gerçekleşmez ise böbrek hastalığında olduğu gibi fazlası birikir.Vitamin takviyelerinin Lida ile beraber kullanılmasında sakınca yoktur.

Sofra Psikolojisi ve Lida

Çarşamba, 18 Mayıs 2011

Bu iki olasılığı ele almadan önce, doymanın her seferinde 12’den vurulması zorunlu bir hedef… bir nokta gibi görülmemesi gerektiğini… yine “kilo sorunları ile tanışmamış insanları” şahit göstererek hatırlatalım. Bu insanlar da sofradan bazen, kendilerine sunulanlar hoşlarına gitmediği için, ya da başka bir nedenle… karınlarını tam doyurmadan kalkabilmekte… ama sonra fırsatını ve sevdikleri besinleri bulur bulmaz eksikliği telafi edebilmektedirler.Tam doymadan sofradan kalkmak Lida diyetlerinde de çok önemlidir. Ve bazen de tam tersine, bu insanlar da uzun süredir hasretini çektikleri bir besinle karşılaştıkları ya da bir ikramı reddetmek istemedikleri için veya başka bir nedenle “doymalarını aşmış olarak” masadan kalkabilmekte… ama ne birinden, ne öbüründen… ne ağırlıkları, ne de morallleri açısından hiçbir zarar da görmemektedirler. Eksikler veya fazlalıklar, ağırlık ince ayar mekanizmaları tarafından kibarca, iştahı artırarak veya azaltarak, hallediliyor olmasaydı… bu insanlar minik iniş çıkışlarla nasıl aynı kiloları muhafaza ederlerdi sanırsınız? Demek isteriz ki: doyma noktası veya doyma eşiği gibi varsayımları saplantı haline getirmenin hiç âlemi yok.Bulacağınız ve “civarında” durmaya çalışacağınız doyma’nız… biraz gevşek, biraz oynak bir dost. Hepsi bu!

Doymanızı “birazcık aşarak” sofradan kalkarsanız… bir dahaki sefere acıkmanız “birazcık” gecikir. Doymanızı “çok aşarak” sofradan kalkarsanız, hem karnınız sizi iyice bir rahatsız eder… hem de iyice geç acıkırsınız. Olayın devamında daha karnınız acıkamadan yemeğe oturmak zorunda kalırsanız… hem yediklerinizden aldığınız zevki azaltır ve muhtemelen pek de birşeyler yiyemezsiniz… hem de iki yemek arasındaki sürede bedeninize “eskiden kalan fazlalıkları harcayabilme fırsatı”nı tanımamış olursunuz. Karnınızı doyurmadan sofradan kalkarsanız (artık bunu kesinlikle az yiyeyim de çabuk yakayım, diye yapmadığınızı biliyoruz) bir süre sonra yeme ihtiyacı duyarsınız… ya ara bir atıştırma ile bir sonraki öğüne kadar idare etmeyi seçersiniz… ya oturup karnınızı iyice doyurur, sonraki (planlanan) öğünü ihtiyacınız kalmadığı için unutursunuz…Ya da dişinizi sıkıp planlanan öğün saatini beklersiniz, masaya aç kurt gibi kurulursunuz… bu son ihtimalin çok sık başınıza gelmemesi tercih edilir… çünkü işler tekrar kıtlığa benzeyebilir.Yemek yemek için tam acıkmayı beklemeyin.Tam acıkırsanız ihtiyacınız olandan daha fazla yersiniz.Bu da Lida ile desteklenen diyetlerde pek uygun olmaz.Lida takviyeli diyetlerden kısa zamanda sonuç almak istiyorsanız bu detayları atlamayın.

İşlenmiş Gıdalara Dikkat

Cuma, 13 Mayıs 2011

Batılı toplumlarda artık doğal ve sade gıdaların yerini rafineri (işlemden geçmiş) yiyecekler aldı. Bu gıdalar yüksek seviyelerde kalori içerir ve bu kaloriler eğer zayıflama hapı Lida ile yakılmaz ise kiloya dönüşebilir.Gıdalar ihtiyacımıza göre değil de ağız tadımıza ve bize cazip gelecek tarzda ayarlanıyor. Süpermarketler, gıda sektörünün dev isimleriyle ve büyük reklam kampanyalarıyla birarada çalışarak ne yiyeceğimizi ve ne içeceğimizi belirliyorlar. Tükettiğimiz yiyecekler çok cazip görünüme sahip, midemizi dolduruyor ve çok da lezzetli. Ancak çoğu, bir şeker ve tuz bombası gibi.Bu yiyeceklerin hazırlama süreçleri, ihtiva ettikleri besinin ihtiyacımız olan doğal enerji ve gıdayı karşılayıp karşılamadığı gözardı ediliyor. Önemli olan çabuk hazırlanarak yemeye müsait hale gelmeleri.Doğal gıdalar sistemimize yavaş yavaş ve zaman içinde enerji ve vitamin sağlarken, rafineri olanlar bizi enerji bombardımanına tutuyor. Zavallı bedenimiz bu besinlerin içindeki azıcık besleyici değeri bulmak için çabalayıp duruyor. Bu sebeple bedenlerimiz ihtiyaç içinde ve sürekli açlık hissi çekiyoruz. Bu acıkma sinyalinin çaresiniyse bedenimiz daha fazla işlenmiş olan gıdaları almakta buluyor. Bu gıdalar da alındığında eğer Lida desteği alınmaz ise hemen yağa dönüşüyor ve depolanıyor.

İşte fazlasıyla işlenmiş gıdaları yemenin bizi içine düşürdüğü tuzak bu.Görünümlerine erkeklerden daha fazla önem veren kadmlar da bu tuzaktan kurtulmak için daha çok çaba harcıyarlar. Ne yazık ki seçtikleri yöntemler çoğu zaman işe yaramıyor.İşlenmiş gıdalar normalden fazla kalori içerirler ve bunlara Lida ile önlem almak gerekir. Bazıları hayatlarının çoğunu rejim yaparak, birbiri ardına türlü diyetler deneyerek geçiriyorlar. Bu diyetlerin çoğu, bedenin sağlıklı olması için alması gereken besinleri alamamasına yol açıyor. Hafif ve doğal besleyici öğün yemektense; tümüyle işlenmiş, kireç tadında öğünleri yemek tercih ediliyor.Geçtiğimiz yıl tam 231 milyon Avrupalı (çoğu kadın) diyet yapmış ve bunlardan sadece yüzde birinin zayıflaması kalıcı olacak. Zaman zaman diyet yapanların yüzde 5’inin düzenli kullanıcılara dönüştürülmesiyle, diyet pazarı 6.6 milyar euro genişleyecek.Kısacası dev gıda şirketleri boş durmuyorlar, yapay gıdalarla önce şişmanlatıyorlar, sonra hemen diyet ürünler piyasaya çıkıyor: Diyet peynir, diyet yağ, diyet helva, diyet baklava vs…

Diyetsiz Kalıcı Zayıflama İçin Lida Kapsül

Cumartesi, 07 Mayıs 2011

Enerji kısıtlamalarını bedene dayatarak kilo sorunlarını çözmeye çalışmanın hiçbir anlam ve yararı yok. Kilo problemini çözme konusunda sizlere Lida incelme hapını tavsiye ediyoruz.Seçilen yöntem ne olursa olsun, zayıflamayı zorla beden kabul ettirme çabaları kaçınılmaz olarak. Kısıtlamak Beslenme Hastalığı’na yol açıyor.Amacmız kilo sorunlarınıza gerçek, etkin ve kalıcı çözümler bulmak olduğunda ilk yapmanız gereken. gözlerinizi açmanız ve tüm olup bitenler üzerine düşünmeniz.

İyileşmek ve kalıcı olarak zayıflamak isteyenler için Lida kapsül kullanmak ve Kısıtlama Mikrobu’nun özünü, içeriğini kavramak yol açtığı hastalığı tüm sonuçları ile tanımak tedavinin olmazsa olmaz başlangıç aşamasını oluşturuyor.Bazılarınızın belki de birçoğunuzun, bir an önce zayıflama sürecine başlamak teorik gözükebilecek açıklamalarla daha fazla zaman yitirmemek arzusunda olduğunu tahmin etmek güç değil. Ancak unutmayın!Diyetlerin niçin kalıcı sonuçlar vermediğini anlamadan, tüm zararlarını nedenleri ile birlikte kavramadan. Diyetsiz Kalıcı Zayıflama uygulamasının özünü oluşturan acıkma, doyma, tokluk uyarılarını beslenmenin merkezine oturtma çabaları kısa sürenin ötesinde başarılı olma ihtimali taşımıyor.Tüm deneyimlerimizle biliyoruz ki, yeni bir “zayıflama yöntemi” bulmanın heyecanı ile alelacele, ne olup olmadığım anlamadan,acıkmayı bekler, şıp diye zayıflarım, heveslerine kapılanlar. karşılarına çıkan ilk güçlüklerle beraber havlu atıveriyorlar.

Diyetsiz kalıcı zayıflama uygulamasının neden ve nasıl zayıflama diyetlerinden farklı, yapılabilir ve sürdürülebilir bir yöntem olduğunun farkına varmak.Öncelikli hedefin niçin zayıflamak değil, bir hastalığa dönüşmüş olan beslenmeyi tekrar normal ve fizyolojik sürecine kavuşturmak olduğunu kavramak.Bu süreçde en iyi yardımcınız Lida form hapı olacaktır.Birçoklarınız için yitirilmiş olan bir hazineyi, Ağırlık Dengeleme Yeteneğini tekrar ele geçirip, etkinleştirip.beslenmeyi ve tabii yaşamı bir saplantılar yumağı olmaktan çıkartmak.Sağlam adımlarla, haklılığım ve doğruluğunu kavradığınız bir hedefe kararlılıkla ilerleyebilmenin tek yolu!Bir yandan Kısıtlama Mikrobu ve hasarlarını sergilemeye devam etmek, öte yandan bugüne dek farklı başlıklar altında ele alman birçok belirtinin aslında nasıl aynı Hastalığın değişik semptomları olduğunun anlaşılabilmesine katkıda bulunmak.

Lida Diyetlerinde Gıda Tüketimi

Çarşamba, 04 Mayıs 2011

Konu kırmızı et ve kümes hayvanlarını yemek olunca, aşırı kilolular hem obezite hemde diyabet hastası özelliklerini alır. Aynen fazla kilolular gibi, yoğun hayvansal proteinleri rahatça sindirebilecek, yeterli miktarda mide asiti üretemiyorsunuz. Ancak burada önemli olan porsiyon miktarı ve sıklığıdır. Fazla kilolular, özellikle de obezite hastaları atalarından devraldıkları mirasla, sığır eti yerine, kuzu, koyun, tavşan ve hindi eti gibi proteinlere gereksinim duyarlar. Tavuk etinden uzak durun. Çünkü, kan dolaşım ve sindirim sistemlerine zarar veren lektin, sizin için de aynı tehlikeli etkiye sahiptir. Ayrıca her türlü işlem görmüş kırmızı et ürününden de sakmın. Bu gıdalar düşük mide asitine sahip kişilerde mide kanserine neden olabilir.

Deniz ürünleri sizin için mükemmel birer protein kaynağıdır ve bu konuda oldukça zengin seçenekleriniz vardır. Ancak siz tıpkı obezite hastaları gibi dil balığının sindiriminde sorunlar yaşarsınız. Ayrıca obezite hastalarının göğüs kanserine karşı olan hassasiyetlerini paylaşıyorsunuz. Eğer ailenizin geçmişinde göğüs kanseri varsa, salyangozu diyetinize sokmanın zamanı gelmiştir. Yenilebilir salyangoz, helix pomatia, en bilinen iki göğüs kanserinden biri olan, evrirnleşrniş Abenzeri hücrelere yapışarak, bu hasta hücrelerden kurtulmayı sağlayan güçlü bir lektin içerir.

Süt ürünlerine gelindiğinde, Lida zayıflama hapı kullananlar başlarına ‘B’ şapkalarını takabilirler. Süt ürünleri sizin için çok yararlıdır. Özellikle de kolay sindirilebildiğinden, yoğurt, kefir, ve yağsız ekşi krema gibi fermente ve ekşi olanları…Mukoza salgısının artması, dikkat etmeniz gereken en önemli faktör. Obezite hastaları gibi sizde çok mukoza salgılıyorsunuz ve daha fazlasına da hiç ihtiyacınız yok. Solunum problemleri, kulak iltihapları ve sinüs nöbetleri gibi süt ürünlerini kesmenizi gerektirebilecek işaretlere dikkat etmelisiniz.Yumurtalar Lida desteği ile zayıflamayanlar için oldukça zengin protein kaynaklarıdır. Yumurtalarda kolestrol oldukça yüksektir bu nedenle, kalp rahatsızlıklarma eğilimli olan  Lida takviyesi alanlar için pek önerilmez ama aslında bu sorunun gerçek suçlusu kolestolce zengin gıdalardan çok, doymuş yağlar ve bunları içeren gıdalardır.Bir yumurta sarısı yerine iki yumurta beyazı kullanarak, kolestrol alımınızı düşürmüş ama yüksek oranda protein almış olursunuz. Tabii ki bu arada yumurta yeme zevkinizi de kolestrol tehlikesi olmaksızın bir ölçüde tatmin etmiş olursunuz. (Bu arada, tavuk etinde bulunan zararlı lektinin yumurtada bulunmadığını bilin.)


Çin konuşlu fabrikasında Lida turunç filizleri ile üretilmektedir.