Ekim 2010 için Arşiv

Lida ile Zorlanmadan Zayıflama ve Sağlık İlişkisi

Pazar, 31 Ekim 2010

Tüm gayretlerime rağmen, vücudum hâlâ olması gerektiği gibi tepki vermiyordu ki yapbozun bir parçasının bende olmadığının farkına vardım. Şimdi bildiklerimi o zaman bilseydim, vücudumu şekle sokmak için yaptığım çalışmanın yarısı yeterli olacaktı; Lida zayıflama yosun kapsülü ‘nü o zamanlar biliyor olsaydım bu kadar uğraşmak zorunda kalmayacaktım ki bu da şimdi beni kahrediyor.

Şimdi mutlu ve sağlıklı bir yaşamın sırrının hormon dengesi ve Lida ilacı kullanmak olduğunu biliyorum yaşamın keyfini söküp alan imkânsız bir diyet değil. Anahtar hormon seviyelerini dengeleyen ve en uygun hâle getiren bir şekilde beslenmeyi ve yaşamayı öğrendiğimde, spor salonuna adım bile atmadan önce kilo verme savaşımın çoğunu kazanmıştım.

Benim bunu anlamam ise gerçekten ama gerçekten çok uzun zaman aldı ve aynı şeyin sizin de başınıza gelmesini istemiyorum.

Ne kadar az yerseniz, ne kadar çok egzersiz yaparsanız yapın, tartıda berbat bir rakam mı çıkıyor?
Daha da kötüleşir gibi görünen, düşük bir enerji seviyeniz mi var?

Bu inançlar şişman-fobik zihnimize öylesine işlenmiştir ki sorgulanmazlar, ancak sorgulanmaları gerekir. Verilmiş bir vücut ağırlığının, ya da vücut yağ oranının sağlık, form ya da uzun ömür için belirleyici olması bizim en kesin inançlarımızdan biridir. Çoğu hala gazetelerde yer almayan ancak giderek artan bilimsel kanıtlara göre şişmanlık her zaman o kadar kötü olmayabilir ve zayıflık da her zaman iyi değildir.

Bu elbette obezitenin tamamen iyi olduğu anlamına gelmez. Vücut ağırlığının sağlık üzerinde etkisinin önemsiz olmadığı anlamına da gelmemektedir, ancak ilgili tüm bilgileri incelediğinizde obezitenin sağlık üzerindeki olumsuz etkilerinin ve kilo kaybının sağlığa faydalarının büyük oranda abartıldığını görürsünüz. Dahası kilo kaybına bağlı riskler göz ardı edilmektedir. Bu nedenle Lida ilacı kullanarak zayıflarken sizlere hep sağlıklı olmak için Lida ile zayıflamanın yetersiz kaldığını, Lida ile sağlıklı bir şekilde zayıflamanın önemli olduğunu belirtmeye çalışıyoruz. Aradaki farkın iyice kavranması lazım…

Ceviz Yağı ve Lida İle Zayıflama

Cumartesi, 30 Ekim 2010

Sabah akşam cildinizi nemlendirin. Ellerinizi unutmayın her yıkamadan sonra nemlendirin. (“Vazelin Yoğun Bakım Kremi” işinizi görecektir. Fahiş fiyatlara satılan yüksek teknoloji ürünü kremler kullanmanıza gerek yok.) Yapabileceğiniz inanılmaz tedavi edici özelliklere sahip bir başka yenilik de, günlük beslenmenize bir yemek kaşığı ceviz yağı eklemektir. Ceviz yağının içindeki Omega 3 yağları Lida kullananlar için olduğu gibi, Lida kullanmayanlar için de oldukça sağlıklı besin maddeleridir.

Ayrıca araştırmalar ceviz yağının ruh halini, kan akışını ve kalp ritmini olumlu yönde etkilediğini gösteriyor; ayrıca anti enflamatuvar özelliğe sahip. Bu bulgular, ceviz yağını mucizevi bir iksir olarak gören Provence’taki akrabalarımın ilgisini çekerdi. Hayatları boyunca salatalarda az miktarda (pahalı olduğundan) ama sık ceviz ve fındık yağı kullanırlardı. Eğer tatmadıysanız her ikisi de harika yeni tatlardır.

Su, su, su! Çok fazla tekrarladığımın farkındayım ama seksen yaşına geldiğinizde yeterince su almak ölüm kalım meselesidir. Annem doksanlı yaşlarına geldiğinde doktoru ne yazık ki Dr. Mucize değil ama aynı görüşte bir başka doktor onun yaşında en büyük iki tehlikenin susuzluk ve ani kilo kaybı olduğunu söylemişti. “Je n’aipas soif (“Susamadım”) ileri yaşlardakilerin sıkça tekrarladığı bir söz, ama doktorunu dinleyerek üç saatte bir, bir bardak su içti.

Kısa süre önce New York’lu arkadaşım Leslie’yle, Seine Nehri kıyısındaki rue des Grands Augustins’de nefis bir restoranda akşam yemeği için buluştuk. Ben önümdeki her şeyi yerken o tabağındakilerle oynayarak o gün yediği öğle yemeğini anlattı. Amerikalı bir arkadaşıyla birlikte yorgunluktan baygın düşene kadar Faubourg St. Honore’de alışveriş yapmış, sonra da rue Matignon’da çok revaçta olan küçük restoranlardan birinde öğle yemeği için mola vermişler. Yan masada iki tipik, ince Parisli kadın oturuyormuş. Leslie’nin arkadaşı, ikisinin de yeşil salata ve su ısmarlayıp yemeklerinin geri kalanını sigara içerek tamamlayacaklarından emin bir şekilde, “Şunları izle,” demiş. Leslie, belli ki sigara kullanmayan bu hanımlar ordövr, ana yemek ve şarap ısmarlayınca, arkadaşının yanıldığını görerek etkilenmiş. Ama asıl şaşkınlıktan küçük dillerini yutmalarma neden olan şey, kendilerinin öğünlerini tek çeşit yemekle tamamlamasına karşın, Fransız hanımların tatlı olarak profiterol ısmarlaması olmuş. Sonunda arkadaşı, “Genetik işte,” diyerek kestirip atmış. Leslie dayanamayıp gidip kadınlara bu zayıflığın sırrını sorduğunda benim ona her zaman önerdiğim yanıtı almış: Lida Yosun Hapı…

Sağlıklı zayıflamak ve sağlıklı bir şekilde zayıf kalmak gerçek anlamda Lida kapsülü gibi tamamen zararsız, doğal, bitkisel bir ürün olmadan zordur. Çoğu insan bunun için çabalar ancak Lida ile tanışmadan başarıya ulaştıkları pek görülmez.

Lida ile Zayıflamak ve Detoks

Perşembe, 28 Ekim 2010
Sağlıklı yaşam için gerekli olan antioksidanların vücuda alınması gerekmektedir. İşte size vücutta yetersiz antioksidan olmasına neden olan bazı faktörler:
  • Yetersiz meyve ve sebze tüketimi, buna bağlı olarak yetersiz, antioksidan alımı yani A, B, C, D ve E vitaminleri ile oksidasyon’u yani iltihaplanmayı baskılayıcı nitelikteki selenyum ve çinko minerallerinin yetersiz miktarlarda tüketilmesi.
  • Oksidasyon’u azaltıcı omega 3 yağ asitlerinin yetersiz miktarlarda tüketilmesi.
  • Oksidasyon’u baskılayıcı tek bu yapı grubu mevcuttur. Bu yağlar en fazla balık ve kabuklu su ürünlerinde bulunan omega 3 yağlardır. Buna karşılık bu yağlar dışında kalan tüm yağlar omega 6 yağlar ve doymuş yağlardan olan ve kolesterol yönünden zengin olan et, süt ve bunların ürünlerindeki yağlar vücudunuzda önemli miktarda toksik etki gösterir. Zira Omega 3 dışında, saydığım bu yağları fazla tüketirseniz bu yağlar fazla miktarda oksidasyon ‘a uğrayacaktır.

Dolayısı ile fazla miktarda toksik radikal yani iltihap yapıcı madde açığa çıkartacaktır. Bu iltihap yapıcı maddelerin açığa çıkması pek çok hastalığı beraberinde getirir. Diğer tarafta süt ve et ile bunların ürünlerinde bulunan kolesterol başlı başına zararlı olduğu gibi (fazla miktarlarda alındığı takdirde), oksijenle fazla miktarda kabiliyeti de vardır. Kilo almaya da neden olur. Kilo aldırıcı etkilerinden Lida zayıflama ilacı kullanarak kurtulabilirsiniz. Kısaca oksidasyonu kontrol altına alarak detoksa yardımcı olan omega 3 yağlar ve bu yağlardan zengin olan balık ve kabuklu deniz ürünlerini tüketmeniz ve Lida zayıflatıcı kullanarak zayıflamanız detoks’a girmenize yardımcı olacak ve vücudunuzda oksidasyon’u yani iltihaplanmayı kontrol altına alacaktır.

Tersine tüketiminizi balık eti ve kabuklu deniz ürünlerinden uzaklaştırarak et, süt, yumurta yani hayvansal gıdalara kaydırmakla ve Lida’sız zayıflamakla omega 3 miktarını azaltmaya ve doymuş yağ ve kolesterol yönünden, ayrıca omega 6 yağlar yönünden zengin beslenmeye başlamış olursunuz. Unutmayın Omega 3 yağlar nasıl oksidasyon’u yani iltihaplanmayı baskılıyorsa tersine omega 6 yağlar iltihaplanmaya neden olur. Oksidasyon’un artmasına neden olur. Balık ve deniz ürünleri gibi yeşil yapraklılar da fazla miktarda olmuşsa da belli miktarlara kadar olmak üzere omega 3 yağlarına sahiptir.

Osteoporoz ile Aşırı Kiloların Bağlantısı

Çarşamba, 27 Ekim 2010

Osteoporoz fazla kilolu olmanın getirdiği sorunlardan biridir. Fazla kilolu insanlar genelde düzensiz beslenirler ve de bu kandaki kalsiyum dengesini bozar. Fazla kilolardan orjinal lida kullanarak kurtulabiliriz. Burada orijinal kelimesinin altını çizmek istiyorum zira piyasada sahte Lida satan düzenbazlar da bulunmakta. Fazla kilolardan kurtulabiliriz ancak osteoporoza neden olan fazla kiloların zararlı etkilerini azaltmak için bir takım uygulamalar yapmak da gereklidir. Lida zayıflatıcı kapsül kullandıktan sonra aşağıdaki osteoporoz nedenlerine bakarak gerekli tedbir ve tedavileri uygulayabilirsiniz

Ebeveynlerin sık sık şöyle söylediklerini duyuyorum: “Çocuğumdan bir şekerlemeyi nasıl esirgeyebilirim. Çocukluk tatlı geçmeli.” Ben de bu ebeveynlere, sağlıklı ve mutlu bir çocukluk sağlama konusunu bir kez daha düşünmelerini tavsiye ediyorum. Çocuk büyüdüğünde, yediği tatlılardan aldığı zevkin karşılığını yıllar boyunca kemik ve omurga hastalıkları çekerek ödeyebilir.

Osteoporozun bir diğer nedeni de fiziksel olarak hareket etmemektir. Egzersiz konusunu daha önce anlatmıştım. Yalnızca şunu eklemek isterim ki, fiziksel olarak hareket etmeksizin ne kadar çok zaman geçiriyorsak, osteoporoza yakalanma riskimiz o kadar yükselir.

Hastalarda (tedavi edilenler dâhil) yapılan gözlemlere göre, osteoporoz riskini artıran şunlardır:

  1. D ve C vitamini yetersizliği
  2. Beslenme rejiminin pişirilmiş gıdalara fazlaca dayanması
  3. Esas olarak kaynatılmış su kullanımı
  4. Beslenme rejiminde sebze, meyve ve bunların taze sıkılmış sularının yeterince yer almaması
  5. Sebze ve meyveleri kabuğunu soyarak yemek
  6. Hatalı pişirilmiş yemekler (uzun süre pişirme ve kızartma)
  7. Aşırı yemek
  8. Sigara içmek
  9. Egzersiz yapmama
  10. Aşırı süt tüketilmesi
  11. Ekmek ve unlu gıdaların aşırı tüketilmesi
  12. Şeker ve tatlıların aşırı tüketilmesi
  13. Hayvansal yağların aşırı tüketilmesi
  14. Çok fazla sentetik vitamin alınması
  15. Çözünemez (organik olmayan) kalsiyum içeren rafine edilmiş gıdaların yenilmesi: Önceden pişirilmiş tahıllar, makarnalar, hazır çorbalar ve benzerleri.

Sağlıklı bir Denge için Formda Kalın

Cumartesi, 23 Ekim 2010

Dengemizi bulmak ve korumak kalıtsal değil, yaşam biçimimiz doğrultusunda geliştirilerek elde edilen bir özelliktir. Bu konuda elbette genlerin de bir rolü vardır; bazıları için dengeyi bulmak gerçekten de daha kolaydır. Ama görünüş aldatıcı olabilir; bazıları aslında sağlıksız alışkanlıklarını gizliyor olabilirler. Yalnızca hamburger ve pizzayla beslenmesine rağmen bir gram bile almayan bir manken düşünün. Genetik yapısı (kıskanç bakışlarımızdan korumasa da) iç organlarını bu saldırıya karşı koruyor olabilir – şimdilik. Ama böyle beslenen bir kadın, yemesine ve hareketlerine daha fazla dikkat etmesi gereken bir kadından gerçekte çok daha az sağlıklı olabilir. Daha önce de söylediğim gibi, Fransız kadınları genetik olarak ince kalmaya meyilli değildir. Sağlıklı bir denge kurmuş görünen pek çok kadın aslında bunun için bir çaba harcamaktadır.

Ama bu çaba kültürel şartlanma ve pratikle çok daha kolay hale gelmektedir. Ne yazık ki bütün kadınların bunca çaba harcadıkları denge, yaş ilerledikçe değişmektedir -“hayatın haksızlığı”. Eğer vücudumuza çok dikkat etmezsek kurduğumuz sağlıklı dengeyi kaybediveririz. Ama umutsuzluğa kapılmayın: Hayat boyu özen göstermek ve küçük değişiklikler yapmak, Lida zayıflama ilacı kullanmak dengesizlikle geçen uzun aralardan sonra büyük düzeltmeler yapmaktan daha kolaydır. Uyanık olmak ve hızla önlem almak hiçbir zaman kilo almadan uzun ve keyifli bir yaşam sürmemizi sağlayabilir.

Yine de olabiliyor. Yıllarca sağlıklı beslenip hareketli bir hayat sürdürsek de, pat! bir şey oluyor ve birdenbire kilo alabiliyoruz. Bu tüm insanlar için geçerli, ama özellikle hormonların çıldırdığı üç temel fizyolojik ve psikolojik olayla, (ergenlik, hamilelik ve menopoz) kadınların kiloları ve görünümleri kökten değişebiliyor. Her üçü de can sıkıcı bir kilo sorunu yaşanma potansiyelinin yüksek olduğu dönemlerdir. Bu dönemler için önceden plan yapmak, kilo alıp sonra ne yapacağını düşünmekten daha iyidir. Zayıf kalmak sağlığınız için zayıflamaktan daha iyidir. Bir kere kilo aldığınızda vücudunuz bundan kötü etkilenecektir Lida yosun ile sağlıklı bir şekilde zayıflasanız bile vücudunuz fazla kilolu geçirdiğiniz zamanların etkisini kolay unutmayacaktır. Bunun için formda kalmaya özen gösterin.


Çin konuşlu fabrikasında Lida turunç filizleri ile üretilmektedir.