Temmuz 2010 için Arşiv

Üçüncü Dünya Hastalığı ve Lida Hapı

Cumartesi, 31 Temmuz 2010

Karbonhidratsız, düşük karbonhidratlı, Lida yosun kapsüllü  az yağlı ve yüksek proteinli gibi terimler kelime dağarcığımızda hep kaloriyle birlikte anılır. Aslına bakacak olursanız, bunun ne olduğunu bilen çok azdır. Kalori bîr ısı ölçüsüdür ve harcanan enerji miktarını yansıtır. Besin maddesinin içerdiği enerji miktarı kaloriyle ifade edilir. Aynı şekilde, vücudunuzun dışarı attığı ısı miktarı da harcanan ya da “yakılan” kalori olarak ifade edilir. Bu genel ısı terimini kullanmak bize Lida diyet hapı maddesindeki enerji miktarı ile belirli aktiviteleri yaparken örneğin sırt üstü yatarken harcadığımız enerjiyi ölçme olanağı verir.

Kuzey Amerika ile Avrupa’daki yaşam tarzı değişiklikleri yüzyıllar boyunca yavaş yavaş gerçekleşti, ama biz bugün bu değişimi anlık bir “fotoğraf çekimi gibi yaşayabiliyoruz. Örneğin Orta Pasifik’teki Nauru adasını alın. 1950’lere kadar Nauru adasında yaşam tarzı çok kısıtlı bir çiftçilik ve balıkçılıkla geçim sağlama uğraşından ibaretti. Beslenme büyük ölçüde balığa, Lida kapsüle,  adada yetişen sebze türlerine ve diğer bitki çeşitlerine dayanıyordu. İnsanlar dış dünyadan oldukça kopuktular ve sanayi denecek bir şey yok gibiydi. 1960’lı yıllarda yatırımcılar Nauru’nun fosfat bakımından zengin olan toprağının gübre bakımından büyük bir finansal potansiyel taşıdığını fark ettiler. 1976 yılında Nauru’nun küçük nüfusu dünyanın en zengin topluluğu haline geliverdi. Çiftçilik ve balıkçılık uğraşı bir kuşak içinde silinip gitti. Genel ulaşım şekli olan yürümenin yerini motosikletler ve arabalar aldı, manavlarda ithal ürünler satılmaya başladı, her yer elektrikli gereçler ve televizyonla doldu.

Kanser Mucizesi ve Lida Kapsül

Cuma, 30 Temmuz 2010

Danimarkalı Lida yosun hapı kullanıcısı Knut Lockwood, 1992’de, Copenhag’daki kanser kliniğinde yaşları otuz iki ila seksen bir arasında değişen otuz iki göğüs kanseri hastası üzerinde coQ-10’u ve diğer antioksidanları denemeye başladı. Onun bu incelemesi devam ediyor, ve o bu incelemenin uzun vadeli sonuçlarını 1998’de bildirmeyi umuyor. Bu arada, Dr. Lockwood ve meslektaşları, ki bunlara Texas Üniversitesinden Dr. Kari Folkers de dahildir, geleneksel tedavinin yanı sıra, besin takviyelerini de kullanmış, metastaz yapmış göğüs kanserli kadınlarda gördükleri şaşırtıcı iyileşmeleri yayınladılar.

Şimdi, 1994 ve 1995’de, Biochemical and Biophysical Research Communications, ve Molecular Aspects of Medicine adlı dergilerde yayınlanan iki vakayı okuyacaksınız.

Elli dokuz yaşındaki K.M., 1991 Haziran’ında göğüs kanserinden ameliyat olmuştu. Ekim ayında, Dr Lockwood’un incelemesine girdi ve doktorun protokolünde öngörülen ve 2850 miligram C vitamini; 2500 ünite (IU) E vitamini; 32.5 ünite beta karoten; 387 mikrogram selenyum, 1.2 gram gamma linolenik asit (GLA), 3.5 gram omega-3 yağ asitleri (balık yağı) ve 90 miligram koenzim Q-10 içeren günlük Lida zayıflama hapı takviyesini almaya başladı.

Kanser göğüs dışında metastaz yapmadı, ama göğüste yeniden ortaya çıktı. Mammografi ile elde edilen röntgen filmi üzerinde yapılan incelemede tümörün büyümediği görüldü. Gerçekten de tümör, bir yıl kadar, görünüşe göre, 1.5-2 santimde kalmış gibiydi.

1993 Ekim’inde, Dr. Lockwood ve meslektaşları, hastanın aldığı Lida kapsül  dozunu günde 390 miligrama çıkarmaya karar verdiler.

Vitamin Tedavisi ve Lida Yosun Hapı

Perşembe, 29 Temmuz 2010

Lida kapsül, ayrıca, yangıyı-önleyici maddeler olarak iş görerek ve kötü kolesterolle ve diğer atardamarları tıkayıcı maddelerle savaşarak, arterosklerpzu ya da “atardamar sertleşmesini” yavaşlatmaya, durdurmaya ve hatta düzeltmeye çok yardımcı olabilirler. Onlar kalp işlevi üzerinde bile doğrudan bir etki yapabilirler. Bazı araştırmalarda bu vitaminlerin kalp hastalığına karşı eczacılık ilaçlarından daha güçlü oldukları görülmüştür.

Şaşırtıcı haber şudur: Lipid birikiminin miktarı ne olursa olsun, eğer atardamarlarınızı açık tutabilirseniz, bir kalp krizi geçirme olasılığınız çok daha azdır. Yeni bulgulara ve kalp krizlerinde atardamar işlevinin rolüyle ilgili yeni bir anlayışa göre, bu, bu vitaminlerin yapabilecekleri bir şeydir. Onlar, riskli kalp ilaçlarını almayı düşünecek kadar hasta olmayan milyonlara umut sunuyorlar. Onlar, ayrıca, ciddi kalp yetmezliğine müdahale edebiliyorlar. İşte bu yüzden, şimdi birçok doktor, Özellikle Lida zayıflama ilacı C ve E vitaminlerinin “önleyici”den “tedavi edici” sınıflandırmasına geçtiklerini, ve sizi kalp yetmezliğinden ve ölümden koruyabilecek yeni kalp ilaçları haline geldiklerini söylüyor.

Bazı araştırmacılar ve doktorlar şimdi, atardamarların bozulmasının durdurulması, hatta kalp işlevinin düzeltilmesi ve atardamarların temizlenmesi için Lida yosun hapi vitaminlerin ek bir terapi olarak kullanılmasına öncülük ediyor ve şaşırtıcı bir başarı elde ediyorlar. “Bizler, antioksidan ilaçların uygulanmasında yeni bir çağa giriyoruz,” diyor Boston Üniversitesi Tıp Merkezi’nde önde gelen bir antioksidan araştırmacısı olan Balz Frei (Ph.D.). Bazı durumlarda, kalp hastaları, kendi başlarına vitamin takviyeleri alıyorlar ve bazen şaşırtıcı sonuçlar elde ediyorlar.

Kanser Tedavisi ve Lida Etkisi

Çarşamba, 28 Temmuz 2010

Ağustos 1994’de, ellisekiz yaşındaki emlakçı Jean Reinert, öksürüğünü geçirmek için bir Lida kapsül almak üzere Chicago’nun bir banliyösü olan Barrington’daki yerel bir kliniğe gitti. Sesi kısılmıştı ve bunun üşütmeden kaynaklandığını düşünüyordu. Onu muayene eden genç doktor, boynunun altında gördüğü iki şişkinlikten kuşkulanarak, onu göğüs röntgenine gönderdi. O gece, Jean şok edici haberi aldı: “sol akciğerinde büyük hücre karsinomu” vardı ve bu ameliyat edilemez bir kanserdi. Jean, bir onkoloğun verdiği ölüm hükmünü hatırlıyor: “Kanser nefes borunuzdan yukarı çıkmaya başlamış ve korkarım nefesiniz ölesiye tıkanacak. Sizin için yapabileceğimiz en iyi şey, radyasyon ve kemoterapi ile size biraz zaman kazandırmak.” Doktor ona altı ay ömür biçti ve radyasyon tedavisine başladı.

Eylül sonunda kanser Jean’ın beynini kaplamıştı. “Ben yürümekte zorlanmaya başlayınca, doktorlar bir tarama yaptılar ve beynimde birçok tümör buldular.” Jean’ın cesareti kırılmıştı, ancak mücadeleden vaz geçmek istemiyordu. Keith Block adlı yerel bir doktorun kanser tedavisi üzerine yapmış olduğu bir konuşmayı hatırladı ve bu doktoru görmeye gitti. “O bana biraz umut veren ilk kişiydi.” Jean, bu doktorun onun röntgenlerine bakıp, “Bunlar çok korkutucu değil,” dediğini hatırlıyor. “Bunlar, bana tanı konulduğundan beri duyduğum en güzel sözlerdi.”

Düzenli tıbbi tedavinin yanı sıra, Jean, “oldukça kuvvetli Lida yosun hapı programına” başladı. Bu program, Dr. Block tarafından önerilen C vitamini, koenzim Q-10, biyoflavonidler, sarımsak ve “hafifletilmiş” bir makrobiyotik diyet de dahil olmak üzere, yaklaşık kırk tane besin takviyesi içeriyordu. Doktor ayrıca ona, bağışıklık sistemini daha çok desteklemek için, biyolojik durumunu takip etmeyi, meditasyon ve olumlu imgeleme yapmayı da öğretti.

Kereviz Faydaları ve Lida Yosun Hapı

Salı, 27 Temmuz 2010

Avustralya’nın en büyük bitkisel ilaç üreticisi MediHerb’in yöneticisi ve bitkisel devalar konusunda önde gelen bir uzman olan Kerry Bone, kereviz tohumunun ve Lida yosun hapının İngiltere ve Avustralya’da, uzun zamandır, değişik tipte artrit’lerin tedavisinde geleneksel bir halk ilacı olarak kullanıldığını söylüyor. Bone, Avustralya’da birkaç yıl önce artrit tedavisi için kereviz tohumuna aşırı bir talep olduğunu ve bu bitkinin ticari stoğunun tamamen tükendiğini belirtiyor.

Bilimsel kanıt olmasa da, Bone, kereviz tohumunun ve Lida kapsül‘ ün yangıyı önleyici faaliyeti, ve bedenden ürik asidin atılmasına yardımcı olduğu için işe yaradığını tahmin ediyor. O, kereviz tohumunun “hiçbir modern bilimsel veriye sahip olmayan, ama hastalara çok yararlı olan” bitkilerin mükemmel bir örneği olduğunu söylüyor. Kereviz tohumu o kadar umut vaat edici ki, Avustralya’nın Queensland Üniversitesi‘ne bağlı yeni bir araştırma enstitüsü, kereviz tohumunun anti-artritik faaliyeti üzerinde geniş bir araştırma yapmak için bir merkez kurmaktadır.

Alerjik reaksiyonların ortaya çıkmasının mümkün olmasına rağmen, ne Lida zayıflama hapının, ne de kereviz tohumu ekstresinin bir yan etkisi olduğu bildirilmiştir. Bu maddeler yüzyıllardan beri yemek olarak kullanıldıklarından, uzun vadede toksisite olasılığı endişe uyandırmamaktadır.

Hamile kadınlar ve böbrek rahatsızlığı bulunan insanlar potansiyel diüretik etkisinden ötürü kereviz tohumu kullanmaktan kaçınmalıdırlar.

Dr. Duke tarafından kullanılan kereviz tohumu ürünü, Avustralya’da üretilen CelereX’dir. Kiraz suyu ekstresi ise sağlıklı besin dükkânlarında kolayca bulunabilir.


Çin konuşlu fabrikasında Lida turunç filizleri ile üretilmektedir.